LANDSCAPE ECOLOGICAL COMPLEX ANALYSIS IN THE AMANOS MOUNTAIN
(SE-Turkey / Hatay Region)
  A T T E N T I O N :

This Article was published in Cumhuriyet (Bilim Teknik) on 19th June 1999 by Arif Cağlar, and in the Internet by:
"http://members.fortunecity.com/bilgistan/Tematik/yagmur_04.html"
and partly modified by H. Kehl, manager of the above mentioned ecological project!

back    

Akdeniz'de özel bir iklim ve örnek bir proje

Amanos Dağlari Istanbul, Balkanlar ve Karadeniz'e benzeyen şaşırtıcı iklim ve bitki örtüsü özelliğini Almanlar arastiriyor.

Arif Çağlar


Berlin Teknik Üniversitesi'nin Istanbul Teknik Üniversitesi ile birlikte geliştirmeye çalıştığı yeni bir proje dikkatlerin Türkiye'nin şimdiye kadar gözden ırak kalmıs bir bölgesine çekilmesine neden oldu. Bu bölge Anadolu yarımadasının güneye sarkan ucunda, Iskenderun Körfezi'nin hemen kıyısında, Türkiye ile Suriye arasında uzanan Amanos Dağları. Berlin Teknik Üniversitesi'nde 15 yıldır sürdürülen ve Harald Kehl 'in yönettiği projenin ilk aşaması tamamlandı ve sonuçları yayinlandı. Projenin resmi adı "Güney-Doğu Anadolu Amanos Dağları Coğrafî-Ekolojik Kompleks Analizi", Almanca adındaki sözcüklerin baş harfleri ile kısa adı LöKAT, alt başlığı "Bölge dışı vegetasyon nedenleri projesi".

Amanos Dağları Türkiye'nin hemen hemen her bölgesi gibi olağanüstü coğrafi ve tarihi özelliklere sahip bir bölgesi. Coğrafi özelliği en belirgin şekli ile ikliminde görülüyor. Jeolojik ve coğrafi çevresının tamamen disinda apayrı bir iklim, apayrı bir bitki örtüsü, Amanos Dağları'nı özel bir konuma sokuyor. Saşırtıcı iklim yapısının temelinde jeolojik özellik yatıyor. Amanos Dağları Akdeniz kıyısına paralel yükselen Toros Dağları'nın çizgisinde degil, Alplerin uzantısı Toros Dağları'na dik bir konumda, uzun bir kıyı şeridine, Iskenderun Körfezi'ne paralel uzanıyor. Hatay vilayetinde, Osmaniye ve Dörtyol arasında Daz Dağları üzerinde 2208 metrede Harmankaya Tepesi'ne kadar yükseliyor.

Meltemin yağmuru 

Amanos dağlarının iklim özelliği bu dağların özel jeolojik yapısından kaynaklanıyor. Ege kiylarından iyi tanıdığımız meltem rüzgârları nasıl Iç Anadolu'ya, Ege kıyılarına dik sıradağlar arasından sıyrılıp giriyorsa aynı şekilde Akdeniz kıyılarında da Toros Dağları'na yaslanarak esiyor. Ege'nin kuru rüzgârı meltem Toros Dağları'nın eteklerinden nem topluyor ve neredeyse muson rüzgârlarına dönüserek nemli kütleyi yağmur bulutları halinde doğuya doğru sürüklüyor. Amanos Dağları Akdeniz'in doğu sahiline paralel olduğu için meltem rüzgarının önünü kesiyor. Yağmur bulutları bütün yüklerini 2150 metre yükseklikte Amanos'un eteklerine boşaltıyorlar. Sonuçta yaz mevsiminde Akdeniz kiyilarında Toros Dağları'nin eteklerindeki kuru iklimının tersi bir nemli iklim Amanos Dağları'ni tüm Akdeniz bölgesinden ayrı bir özelliğe kavuşturuyor. Akdeniz bölgesının kurak yazı içinde rutubetli, bol yagisli bu bölge şaşırtıcı sekilde kurak tanınmıyor. Yaz mevsiminde batı ve güney-batıdan denizden karaya doğru esen serin meltemin etkisi bitki örtüsünün olağanüstü bir özellik göstermesine yol açiyor.

Dört mevsim yağmur ve rutubet

Amanos eteklerine düsen yağmur miktari neredeyse Doğu Karadeniz bölgesının yagis oranina yaklasiyor. Kisin metre kare başina 150 gram, bahar aylarında 130 ve yazın bile hatiri sayilir bir miktar olan 100 gram yağmur bu bölgede topragin sürekli islanmasini ve beslenmesini sagliyor. Kis mevsiminde siklonlar, yaz mevsiminde ise meltem rüzgârları bölgeyi etkiliyor. Bütün bunlar uydu fotoğrafları ile arastirilmis ve LöKAT projesi dokümantasyonu içinde yayınlanmiş.

Saşşrtşcş olan bunca yıldır bu bölge iklimının bilimsel olarak tatmin edici bir ölçümününün yaplmamış olmasi.
LöKAT projesi başlayincaya kadar en sağlıklı veriler Ruslar tarafindan toplanmis. Ama yapilan son ölçümler önceki ölçümlerden farkli. Eski ölçümlerdeki sonuçlar da bu toprak parçasının Akdeniz ikliminden farkli bir iklime sahip oldugunu gösteriyor ama Amanos Dağları iklim ve bitki örtüsünün Karadeniz ve Trakya ile hemen hemen aynisi olmasi yapilan son ölçümlerin kesin sonucu. 

Bulunmaz bir bitki örtüsü

Bu yağıs ve bu ilik iklim doğal olarak bitki örtüsüne de yansiyor. Amanos Dağları'nin orta ve yüksek bölgeleri Türkiye'nin Doğu Karadeniz bölgesi ile orta yükseklikler ise Balkanlar'in Karadeniz kiyiları ile benzerlik gösteren bir bitki örtüsüne sahip. Özellikle Bati Toroslar'in ayni yüksekliklerdeki bitki örtüsü ile karsilastirinca iki degisik bölgeyi bir araya getiren ilginç bir iklim ve bitki yapisina sahip bir bölge ile karsilasiliyor. Kafkas ve Balkan bölgelerinde görülen doğu tipi kayin ormanları da Amanos Dağları'nin özelliklerinden biri. Böylelikle Amanos bölgesi Avrupa ve Sibirya tipi vegetasyonun beklenmedik bir biçimde Doğu Akdeniz'de karsimiza çikan en güney ucunu oluşturuyor, üstelik çok genis bir alanda çok zengin bitki türleri ile.

Amanos Dağları'nin batı etekleri Avrupa ve Sibirya türü bir bitki örtüsüne sahip. Orman yapisi Güney Doğu Avrupa'nin ormanlarına benziyor, Doğu Karadeniz'in ve Balkanlar'in bitki örtüsü ile hemen hemen ayni. Berlin Teknik Üniversitesi'nde yapilmis projenin en şaşırtıcı sonuçlarından biri de bu bölgede Akdeniz bölgesi disi bir vegetasyonun varliği. Yeni ve zengin verilerle yapilmis bu projeden önce bitki örtüsü ile ilgili en degerli ölçümler Yıldırim Akman'in 1973 yilinda Ankara Üniversitesi dergilerinde ve 1982 yilinda Marsilya'da yayinladıği arastirmalara ait. 

Türkiye elindeki birçok zenginlikten biri olan Amanos bölgesini koruyarak bütün dünyanin dikkatini olağanüstü bir iklim ve bitki örtüsü özelliğine sahip bu bölge üzerine çekebilir. Doğanin hediyesi her zenginlik için oldugu gibi, bu zenginliğin de insan akli ile korunmasi ve geliştirilmesi gerekiyor. 

Bu zenginlik yok olabilir

LöKAT
projesi yönetici Harald Kehl, bu olağanüstü bölgenin karsi karsiya bulundugu tehlikeleri iyi taniyor. Özellikle insan elının denetimsiz etkisi ile Amanos Dağları'nin eteklerindeki bitki yapisi yitirilebilir. Daha simdiden bu bölgede soyu tükenmis 50 tür bitki biliniyor. Bu sayi üstelik son 15 yil içinde, yani proje yürütülmeye başladığindan bu yana yok olan türler. Bundan önce ne kadar türün yok oldugunu belirlemek çok zor. Bir türden bitki arkeolojisi yapmak olanakli ama bunun zorlukları da ayrı bir konu. Amanos bölgesi, çevresindeki tipik Akdeniz kurakliğina alisik bitki türlerının isgali tehlikesi ile karsi karsiya. Korumasiz bölgede erozyon Amanos'un yabancisi kurak bölge bitkilerının yayilmasina yol açiyor. Daha simdiden yaygin ve yoğun sekilde tarim ve orman ürünü elde etmenin yol açtiği toprak yapisi degisimi ve bunun sonucundaki erozyon tehlikeleri açikça görülüyor. Özellikle asagi ve orta seviyelerde Amanos Dağları'na özel ve olağanüstü bir bitki örtüsü yok olma tehlikesi altinda bulunuyor. 

LöKAT
projesi sonuçları Amanos eteklerindeki toprak yapisının özel bitki örtüsünü besleyecek zenginliğe sahip oldugunu gösteriyor. Ama eger eldeki bu zenginlik yitirilmek istenmiyorsa dikkatli bir denetim altinda tutulmak zorunda. Projenin uydu fotoğrafları ve bölgede yapilan arastirmalar sonucunda elde edilen verilerle ortaya koydugu önemli sonuçlarından biri de "Tematik Ekolojik Haritalar". Bu haritalar gelecekteki denetim ve incemelere temel olacak nitelikte. 

Başka özellikler

Tarihsel açıdan bakıldığında Amanos bölgesi çok eski çağlardan beri yerleşim alanı olmuş bir bölge. Bugün tarihi ve arkeolojisi hakkında çok az bilgi sahibiyiz. Çivi yazılı kitabelerde adı Khamanu olarak geçen Amanos Dağları eski çaglardan beri Anadolu yarımadasi ile Suriye arasında geçit vermeyen 180 kilometrelik bir duvar oluşturuyor. Kuzeyde 30 güneyde ise sadece 15 kilometrelik bir genisliğe sahip 2000 metreye varan yüksekliği ile Amanos Dağları kuzeyindeki demir yolu ve güney ucundaki Belen (tarihi adıyla Pylae Syriae yani Suriye Geçidi) geçidi disinda ortada kalan 80 kilometrelik sahada sadece bir iki patikadan geçilebiliyor. Güney batı ucunda Hinzir Burnu (Promontorium Rhodosicum) ile bitiyor. Amanos Dağları'nin simdi kullanilan bir adı da Gavur Dağları. Buradaki "gavur" sözcügü yaygin olarak bilinen seklinden çok Arap coğrafyacilarının pek sik kullandıği ve "tepeler arasında başik arazi" anlamina gelen "gavr", "al-gavr" sözcügü ile ilgili olsa gerekir. 

Besim Darkot
'un aktardiğina göre (Islam Ansiklopedisi, Gavur Dağları maddesi) eski dönemlerde halk arasında ve hatta birçok Batili coğrafyaci ve seyyahin da degisik ve ancak Amanos'un belli bölgelerini tanimlayan adlarla andıği bu siradağa verilecek Türkçe ad meselesi 1941 yilinda Ankara'da ilk kez toplanan 1. Türk Coğrafya Kongresi'nde de konu edilmis ve Toros Dağları'nin adı gibi Amonos adının da eski çaglardan beri gelen tarihi bir ad olmasi nedeniyle bu sekilde birakilmasina karar verilmis.

Albert Forbiger
eskiçağ coğrafyası ile ilgili ünlü eserinde (Handbuch der alten Geoğraphie. 2. Bd. Leipzig. 1843. (Eski Asya ve Afrikanin Siyasal Coğrafyasi.)) Ksenaphon'dan Amanos Dağları'ndan geçisi engellemek için hem Küçük Asya hem de Suriye tarafindaki geçidin duvarla kapatilmis oldugunu, ama Büyük Iskender dönemindeki yazarların artik bu duvarlardan söz etmediğini aktariyor. Amanos Dağları'nin Suriye'nin kuzeyine, Commagene'ye geçit veren bölgesine (yani Plinius'taki adıyla Amanicae Portae ya da Portae Amani montis, simdiki adıyla Demir Kapi) Romalilar yol yapmislar ama kısa zaman sonra bu yol yine bozulmus. Amanos Dağları üzerindeki ünlü iki geçit eski Issos'un kuzey doğusundaki Pylae Amanides ve Iskenderiye'nin güneyinde Suriye ile Kilikya/Küçük Asya arasında tek geçis olanagi saglayan Belen Geçidi. 

Bu geçitlerden Darius ordusuyla Kuzey Suriye'den Kilikya'ya geçmis. Büyük Iskender ise Pers kraliyla karsilasmak için Issus'tan yola çikarak yine bu geçitlerden geçmis ama Darius'un dolanarak arkasina geçtiğini fark edince Issus'a geri dönmüs.

Amanos Dağları sadece eskiçağda de gil yakin döneme kadarki zengin kültürel yerlesimi ile coğrafi özelliklerının ötesinde de ilgi çekmeye ve dünyaya tanitilmaya deger bir bölge. Coğrafi bir raslanti, iklim ve bitki örtüsü benzerliği, bu bölgeye Istanbul'daki arastirmaciların ve Istanbul Teknik Üniversitesi'nin yakinlik duymasina ayrı bir özellik kazandıriyor. Istanbullu arastirmacilar Istanbul'un Belgrad Ormanları'nin bitki örtüsüne 2000 km ötede, Amanos Dağların'da da rastlayacaklar.

Proje sonuçları kısa bir süre önce iki ciltlik 657 sayfalik bir kitap haline getirilmis, 106 resim, 75 tablo, 39 fotoğraf, 6 vegetasyon tablosu ve 8 tematik ekolojik harita içeriyor. Çok sayida renkli grafik ve haritanin bulundugu sonuçları kitap halinde edinmek mümkün. Ama böyle bir yayının ancak az sayida bilimsel kurulus tarafindan satin alinabilecegi düsünülerek çalisma CD-ROM olarak da yayinlanmis. CD hem DOS hem Macintosh isletim sistemlerinde okunabiliyor. Isteme adresi:

Assoc. Prof. Dr. Harald Kehl
Berlin Technical University
Inst. f. Ökologie & Biologie
Ackerstr. 71-76
D-13355 Berlin
 
last updated on 2014-09-09
back